Sabahın erken saatleri... Gözleriniz yarı açık, hala uykunun mahmurluğunu üzerinizden atamamışsınız. Tek istediğiniz tuvalete gidip yüzünüzü yıkamak ve güne başlamak. Banyonun kapısını kapatıyorsunuz, klozete oturuyorsunuz ve o tanıdık ses duyuluyor: Kapının altından gelen hışırtılı bir pati sesi veya acı dolu, sanki içeride korkunç bir şey oluyormuş gibi bir miyavlama.
Kapıyı açıyorsunuz ve kediniz orada. Size, sanki yıllardır görüşmüyormuşsunuz gibi suçlayıcı ama bir o kadar da rahatlamış gözlerle bakıyor. Sonra içeri girip bacaklarınıza sürtünüyor ya da kucağınıza atlıyor.
Tanıdık geldi mi? Yalnız değilsiniz. Dünya üzerindeki kedi sahiplerinin yaklaşık %90'ı, "tuvalet mahremiyeti" kavramını çoktan unutmuş durumda. Kedi sahibi olmak demek, asla yalnız tuvalete gidememek demektir. Peki ama neden? Kediniz neden evin en rahat koltuğunda uyumak varken, fayanslarla kaplı, sıkıcı ve kokulu bir odada sizinle olmayı tercih ediyor? Bu bir takıntı mı, sevgi mi yoksa tamamen başka bir şey mi?
Biz Kedi Kumu Deposu ekibi olarak, sadece kedi kumu üretmiyoruz; biz de evlerimizde aynı "banyo tacizlerini" yaşıyoruz. Bu yüzden bu konuyu derinlemesine araştırdık. Cevaplar sizi şaşırtabilir, güldürebilir ve hatta kedinize olan sevginizi artırabilir. Hazırsanız, banyo kapısını aralıyoruz!
Kedilerin dünyasında kapalı kapılar, sadece bir engel değil, aynı zamanda kişisel bir hakarettir. Kediler doğaları gereği son derece meraklı ve kontrolcü canlılardır.
Kabul edelim, eviniz aslında kedinizin mülkü. Siz sadece faturaları ödeyen, mamayı koyan ve kumu temizleyen "kiracısınız". Bir kedi için evin her santimetrekaresi, onun devriye gezdiği ve kontrol ettiği bir alandır. Siz banyo kapısını kapattığınızda, onun egemenlik alanının bir parçasını erişime kapatmış olursunuz.
Kediniz kapıyı tırmaladığında aslında şunu demek istiyor: "Hey! Neden benim bölgemi benden saklıyorsun? İçeride benden gizli bir şeyler mi dönüyor?"
İçeriden gelen sesleri düşünün: Sifonu çekiyorsunuz, musluktan su akıyor, diş fırçalıyorsunuz... Bu sesler dışarıdaki kedi için büyük bir gizemdir. Kediler, "Fear of Missing Out" (Gelişmeleri Kaçırma Korkusu) sendromunu insanlardan çok daha yoğun yaşarlar. İçeride suyla oynuyor olabilirsiniz, gizli bir mama partisi veriyor olabilirsiniz ya da (onların gözünde) başka bir kediyle ilgileniyor olabilirsiniz. Bu belirsizlik onları çıldırtır.
Kediler sanılanın aksine yalnızlığı seven (asosyal) canlılar değildir. Sadece köpeklerden farklı bir sosyalleşme anlayışları vardır. Evdeki herkes (veya en sevdikleri insan) bir odaya girip kapıyı kapattığında, kendilerini "sürüden dışlanmış" hissederler. Kapının önünde beklemeleri, aslında "Beni de oyuna alın, ben de ailenin parçasıyım" deme şeklidir.
Bu madde, kedinizin o garip bakışlarına tamamen farklı bir anlam yüklemenizi sağlayacak. Bilimsel olarak, kedinizin tuvalette size eşlik etmesi, size duyduğu derin sevginin ve koruma içgüdüsünün bir işaretidir.
Vahşi doğada bir hayvanın en savunmasız olduğu üç an vardır: Uyumak, yemek yemek ve boşaltım yapmak. Bir hayvan tuvaletini yaparken kaçamaz, savaşamaz ve etrafındaki tehlikelere karşı dikkati dağılır. Yırtıcılar için bu anlar, avlanmak için en ideal zamanlardır.
Kediniz, binlerce yıllık bu genetik mirası hala taşır.
Kediniz sizi tuvalette, hareketsiz bir şekilde gördüğünde, içgüdüsel olarak "savunmasız" olduğunuzu düşünür. Size bakar, sonra kapıya döner, sonra tekrar size bakar.
Bu davranışın tercümesi şudur: "İnsanım şu an en savunmasız anında. O işini hallederken ben kapıyı tutayım, gelen giden var mı diye kontrol edeyim."
Yani o an sizi rahatsız etmiyor, size gözcülük yapıyor. Sizi kendi sürüsünün "büyük, tüysüz ve biraz beceriksiz" bir üyesi olarak görüyor ve güvenliğinizi sağlamayı görev ediniyor.
Bazen kediler, sahiplerine karşı "anne kedi" rolünü üstlenirler. Yavru kediler annelerini her yerde takip eder, anne kedi de yavrularını tuvalet yaparken izler ve korur. Kediniz kapının önünde bekleyerek aslında size ebeveynlik yapıyor olabilir. Bu açıdan bakınca, o rahatsız edici miyavlamalar aslında bir "Seni seviyorum ve koruyorum" şarkısıdır.
Kediler stratejisttir. Sizin ne zaman meşgul, ne zaman müsait olduğunuzu çok iyi analiz ederler.
Salonda otururken elinizde telefon vardır, mutfakta yemek yapıyorsunuzdur, yatakta kitap okuyorsunuzdur... Dikkatiniz hep dağınıktır. Ama tuvalette? Tuvalette kelimenin tam anlamıyla "kilitli"sinizdir. Bir yere gidemezsiniz, kaçamazsınız.
Kediniz bunu bilir. "Şu an orada oturmak zorunda, o zaman bu fırsatı değerlendirip kendimi sevdirebilirim" diye düşünür. Tuvalet, kediniz için %100 garantili ilgi görebileceği yegane mekandır. Bacaklarınıza sürtünmesi, kucağınıza atlaması bundandır. Siz onun "esiri"sinizdir ve o da bunun tadını çıkarır.
İnsanlar alışkanlıklarına bağlıdır. Her sabah kalkar, tuvalete gider, yüzümüzü yıkarız. Kediler rutinlere bayılır. Sizin sabah rutininiz, onların da sabah rutininin bir parçası olur. Siz banyoya girdiğinizde, kediniz için "Güne Başlama Töreni" başlamış demektir. Bu törene katılmamak, onlar için günün eksik başlaması anlamına gelir.

Banyonuz sizin için sadece temizlendiğiniz bir yer olabilir ama kediniz için orası Disneyland gibidir.
Kediler sıcaklığı sever ama bazen serinlemeye de ihtiyaç duyarlar. Özellikle yaz aylarında veya kaloriferlerin çok yandığı kış günlerinde, banyonun serin fayanslarına ve porselen lavabosuna yatmak onlara iyi gelir. Sizi bahane edip banyoya girmelerinin bir sebebi de o "soğuk taşın" keyfini çıkarmaktır.
Banyolar genellikle küçük, fayans kaplı ve az eşyalıdır. Bu da sesi mükemmel şekilde yankılatır. Kediniz banyoda miyavladığında sesinin daha gür ve yankılı çıktığını fark eder. Bazı kediler sırf kendi seslerini dinlemek veya size seslerini daha iyi duyurmak için banyo konserleri verirler.
Ve tabii ki o meşhur düşman: Tuvalet kağıdı rulosu. Dönen, hışırdayan, parçalanabilen ve uzayıp giden bir şey... Bir kedi daha ne isteyebilir ki? Siz tuvaletteyken kedinizin o ruloya attığı sinsi bakışları yakaladınız mı? O an, avını gözüne kestirmiş bir kaplanla aynı odadasınız demektir.
İşte işin biraz daha "kokulu" ama çok önemli kısmına geliyoruz. Koku, kedilerin dünyayı algılama biçimidir.
Banyo, evde sizin kokunuzun en yoğun olduğu yerlerden biridir. Havlularınız, bornozunuz, kullandığınız sabunlar... Bu yoğun koku, kedinize güven verir. Sizi özlediğinde veya güvende hissetmek istediğinde, kokunuzun en yoğun olduğu bu "mabede" girmek ister.
Kediler birbirlerinin popolarını koklayarak selamlaşırlar. Bu bize iğrenç gelebilir ama onlar için biyolojik bir kimlik kontrolüdür. Siz tuvaletteyken ortaya çıkan biyolojik kokular, kediniz için bir "durum raporu"dur. Sizin sağlığınız, ne yediğiniz ve durumunuz hakkında bilgi toplarlar.
Ayrıca, doğada kediler bazen aynı bölgeye tuvaletlerini yaparak "takım kokusu" oluştururlar. Kediniz siz tuvaletteyken kendi kum kabına gidiyorsa (eğer kum kabı banyodaysa), bu bir "Tuvalet Kardeşliği" ilanıdır. "Biz aynı sürüyüz, aynı yerdeyiz" mesajı verir.
Eğer kedinizle bu kadar yakın temastaysanız ve banyo gibi dar, havalandırması sınırlı bir alanı paylaşıyorsanız, içerideki havanın kalitesi çok önemlidir. Kimse (ne siz ne de kediniz) kötü kokan bir yerde durmak istemez.
Özellikle kedi kumu kabınız banyodaysa, içerideki nem ve buhar, kalitesiz kumların performansını düşürebilir ve odayı ağır bir koku kaplayabilir. İşte bu yüzden Kedi Kumu Deposu olarak ürettiğimiz yüksek emici bentonit kedi kumları, banyoların kurtarıcısıdır. Nemi hızla hapseder ve koku oluşumunu engeller.
Ayrıca banyonuzda ekstra ferahlık istiyorsanız, BorLock Kedi Kumu Koku Giderici kullanarak, siz ve kediniz için "ortak kullanım alanını" her zaman ferah tutabilirsiniz. Unutmayın, o dar alanda birlikte nefes alıyorsunuz!

Genellikle kapıda bekleme davranışı sevimli ve normaldir. Ancak bazı durumlarda, bu bir psikolojik sorunun işareti olabilir.
Bu durumlar Ayrılık Kaygısı belirtisi olabilir. Kediniz sizin varlığınız olmadan kendini güvende hissetmiyor demektir. Bu durumda, kapı önünde beklemeyi ödüllendirmemek (ilgi göstermemek) ve bir veteriner hekimden veya kedi davranış uzmanından destek almak gerekebilir.
Pek çok evde, yer darlığı nedeniyle kedi tuvaleti banyoda durur. Bu da "insan tuvaleti" ve "kedi tuvaleti"ni aynı odada buluşturur. Bu durum hijyen açısından özel önlemler gerektirir.
Banyoda duş aldığınızda oluşan buhar, kedi kumunun yapısını bozabilir. Kalitesiz bentonit kumlar, havadaki nemi emerek topaklanma özelliğini kaybedebilir veya çamurlaşabilir.
Çözüm: Banyoda duran kum kapları için mutlaka yüksek kaliteli, ısıl işlem görmüş ve nem tutma kapasitesi yüksek Felin, BentySandy veya Ultra Care serisi kedi kumlarımızı tercih etmelisiniz. Ayrıca banyoyu sık sık havalandırmak, kedi kumunun ömrünü uzatır.
Dar bir banyoda, duş jeli kokusu ile kedi kumu kokusunun karışmasını kimse istemez. Eğer kum kabınız banyodaysa, Aktif Karbonlu Kedi Kumu kullanmak bir lüks değil, gerekliliktir. Karbon, banyodaki nemli ve ağır havayı temizler, size ve kedinize nefes alacak alan bırakır.

"Ben mahremiyet istiyorum, kedimi seviyorum ama tuvalette değil!" diyorsanız, işiniz biraz zor ama imkansız değil.
Soru: Kedim neden ben duştayken perdenin arkasından bakıyor?
Cevap: Suyun sesi ve hareketi ilgisini çeker. Ayrıca ıslanmanızı "tehlikeli" bulup, iyi olup olmadığınızı kontrol ediyor olabilir. Bazı kediler ise akan suyu içmeye çalışır.
Soru: Kedim klozete düşer mi?
Cevap: Meraklı kediler, özellikle kapak açıkken klozete sarkabilir ve kayıp düşebilirler. Bu hem hijyenik değildir hem de kedi için travmatik olabilir. Klozet kapağını her zaman kapalı tutmak en güvenlisidir.
Soru: Kediler neden pantolonuma giriyor? (O meşhur davranış)
Cevap: İnternetin en popüler kedi fotoğraflarından biri: Tuvaletteki insanın indirdiği pantolonun içine yuva yapan kedi! Bunun sebebi çok basit: Orası sıcak, sizin kokunuzla dolu ve "hamak" şeklinde kapalı bir alan. Kediler kutuları sever, pantolonunuz da o an sıcak bir kutu görevi görür.
Banyodaki takipçiniz, aslında sizin en sadık dostunuz. O kapının önünde bekleyen veya kucağınıza atlayan o tüy yumağı, size olan bağlılığını, sevgisini ve koruma içgüdüsünü en saf haliyle gösteriyor.
Belki biraz mahremiyetinizden ödün veriyorsunuz ama karşılığında asla yalnız kalmayacağınızın garantisini alıyorsunuz.
Kedi Kumu Deposu olarak tavsiyemiz: Banyonuzun kapısını (en azından kediniz için) aralık bırakın. Ama içerideki havanın ferahlığını şansa bırakmayın. Yüksek kaliteli kedi kumlarımız ve koku giderici ürünlerimizle, banyo keyfiniz de kedinizle dostluğunuz da hep taze kalsın.
Siz tuvaletteyken dışarıda miyavlayanlara selam olsun!